Sedef Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir Ve Tedavi Edilir?

sedefhastaligi jpg

Sedef hastalığı, ciltte kızarıklık, kabuklanma ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir deri hastalığıdır. Bu hastalık, birçok kişiye fiziksel ve psikolojik olarak etki edebilir. Sedef hastalığının teşhisi için doktorlar, belirtileri ve hastanın tıbbi geçmişini dikkate alarak bir dizi test yapmaktadır. Tedavi sürecinde ise ilaçlar, doğal tedavi yöntemleri, fototerapi ve kremler gibi farklı seçenekler kullanılmaktadır. Ayrıca sedef hastalığının tedavisinde sürekli olarak yeni yöntemler geliştirilmektedir. Bu blog yazısında, sedef hastalığı belirtileri, teşhis yöntemleri, tedavi seçenekleri ve yenilikler hakkında daha detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Sedef Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Sedef hastalığı, deri hücrelerinin hızlı bir şekilde yenilenmesi nedeniyle ortaya çıkan bir deri rahatsızlığıdır. Kronik bir hastalık olan sedef, genellikle kırmızı lekeler, kalın sedef tabakaları ve kaşıntı ile karakterizedir. Sedef hastalığı, genellikle 15 ila 35 yaş aralığındaki bireylerde görülür ve hem erkekleri hem de kadınları etkileyebilir.

Bu hastalığın belirtileri genellikle döküntüler ve kaşıntı ile kendini gösterir. Sedefin en yaygın belirtileri arasında, kırmızı, kabarık ve pullu lekeler bulunur. Bu lekeler genellikle derinin belirli bölgelerinde, özellikle dizlerde, dirseklerde, saç derisinde, ellerde ve ayaklarda görülür. Ayrıca, sedef hastalığına bağlı olarak deride kalınlaşma, çatlaklar, ağrı ve yanma da meydana gelebilir.

Diğer bir sedef hastalığı belirtisi, şiddetli kaşıntıdır. Kaşıntı, sedef hastalarının günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir ve uyku problemlerine, stres ve depresyon gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Bununla birlikte, sedef hastalığı herkeste farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde sadece hafif semptomlar görülürken, diğerlerinde daha şiddetli belirtiler olabilir.

  • Kırmızı, kabarık ve pullu lekeler
  • Deride kalınlaşma ve çatlaklar
  • Şiddetli kaşıntı

Sedef Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Sedef hastalığı, cilt üzerinde kızarıklık, pullanma ve kabarcık oluşumu gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir deri hastalığıdır. Bu hastalığın teşhis edilmesi, hastalığın doğru bir şekilde tanımlanmasında ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Sedef hastalığının nasıl teşhis edildiği konusunda bazı temel adımlar vardır.

İlk olarak, bir dermatolog hastanın cilt üzerindeki belirtileri inceleyerek teşhis koymaktadır. Sedef hastalığı tipik olarak kırmızı, kabuklu lezyonlarla karakterizedir. Bunun yanı sıra, hastalığın başka belirtileri de olabilir, bu nedenle doktor hastanın genel sağlık durumunu, semptomlarını ve aile geçmişini de değerlendirecektir.

Doktorun teşhis sürecinde kullandığı bir diğer yöntem ise deri biyopsisidir. Deri biyopsisinde, bir parça deri alınır ve mikroskop altında incelenir. Bu, sedef hastalığının diğer benzer cilt hastalıklarından nasıl ayırt edileceğini belirlemek için yapılır. Bu işlem genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve birkaç gün içinde sonuçlar elde edilebilir.

  • Doktorlar sedef hastalığını teşhis etmek için aşağıdaki adımları izleyebilir:
  • Cilt üzerindeki belirtileri incelemek.
  • Hastanın genel sağlık durumunu, semptomlarını ve aile geçmişini değerlendirmek.
  • Deri biyopsisi yapmak ve mikroskop altında incelenmek.

Bu adımlar, sedef hastalığının doğru bir şekilde teşhis edilmesinde önemli rol oynamaktadır. Teşhis edildikten sonra, doktor uygun tedavi yöntemlerini belirleyerek hastaları yönlendirecektir.

Doktorlar Sedef Hastalığını Nasıl Teşhis Eder?

Doktorlar Sedef Hastalığını Nasıl Teşhis Eder?

Sedef hastalığı, ciltte kronik bir inflamatuar durumdur. Bu hastalık, genellikle kırmızı, kaşıntılı ve pullu cilt lezyonlarıyla karakterizedir. Sedef hastalığının doğru teşhis edilmesi, uygun tedavi planının belirlenmesi açısından son derece önemlidir. Peki, doktorlar sedef hastalığını nasıl teşhis eder?

Sedef hastalığının teşhisi genellikle fiziksel muayene ve tıbbi öyküye dayanır. Doktorlar hastanın cilt lezyonlarını inceleyerek tanı koymaya çalışırlar. Sedef hastalığı genellikle belirli bölgelerde görülür, bu bölgeler arasında dizler, dirsekler, saç çizgisi ve gövde bulunur. Cilt lezyonları, çeşitli şekillerde olabilir ve bazen ciltteki tipik pullanma görülebilir.

Ek olarak, doktorlar bazen kesin bir teşhis koymak için deri biyopsisi yapabilirler. Biyopsi, lezyondan bir örnek alınarak laboratuvara gönderilir ve mikroskop altında incelenir. Bu, sedef hastalığına özgü değişiklikleri belirlemek için kullanılan bir yöntemdir.

  • Sedef hastalığının teşhisi ayrıca kan testleri ve cilt kazıması gibi laboratuvar testlerini içerebilir. Kan testleri, vücuttaki enflamasyon seviyelerini belirlemeye yardımcı olabilir. Cilt kazıması ise cilt üzerinde mantar veya bakteri enfeksiyonu olup olmadığını kontrol etmek için yapılabilir.
Test Açıklama
Kan Testleri Vücuttaki enflamasyon seviyelerini ölçmek için kullanılır.
Cilt Kazıması Ciltte enfeksiyon olup olmadığını kontrol etmek için yapılır.

Unutulmamalıdır ki sedef hastalığının teşhisi, genellikle uzman bir dermatolog tarafından yapılır. Doktorlar, semptomları ve test sonuçlarını dikkate alarak doğru bir teşhis koyabilir ve uygun tedavi seçeneklerini önerir.

Sedef Hastalığı İçin Hangi Testler Yapılır?

Sedef Hastalığı için yapılan testler, hastalığın tanısını kesinleştirmek ve tedavi planını belirlemek için önemlidir. Sedef hastalığının teşhisi çoğunlukla klinik muayene ve hastanın anlattığı belirtilerin gözlenmesi ile konulur. Ancak bazı durumlarda doktorlar, sedef hastalığını diğer cilt hastalıklarından ayırt etmek ve hastalığın şiddetini değerlendirmek amacıyla çeşitli testler yapabilirler.

Bu testlerden biri olan deri biyopsisinde, ciltten bir örnek alınarak mikroskop altında incelenir. Bu şekilde hasarlı deri bölgelerindeki hücreler ve iltihaplanma incelenerek sedef hastalığının teşhis edilmesi sağlanır.

Ayrıca, kan testleri de sedef hastalığının teşhisi ve takibi için kullanılır. Kanda beyaz kan hücrelerinin, romatoid faktörün ve C-reaktif proteinin düzeyleri ölçülerek hastalığın şiddeti hakkında bilgi edinilebilir. Aynı zamanda, bazı bağışıklık sistemi hastalıklarının varlığını saptamak için antikor testleri de yapılabilir.

  • Birinci madde
  • İkinci madde
  • Üçüncü madde
Testin Adı Amaç
Deri Biyopsisi Hastalığın teşhisi ve şiddetinin değerlendirilmesi
Kan Testleri Hastalığın teşhisi, şiddetinin takibi ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tespiti
Antikor Testleri Bağışıklık sistemi hastalıklarının varlığının saptanması

Sedef Hastalığı Tedavisi Nasıl Gerçekleştirilir?

Sedef hastalığı, ciltte pul pul döküntülere neden olan kronik bir deri hastalığıdır. Bu hastalık, tedavi edilmezse belirtiler kötüleşebilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Neyse ki, sedef hastalığı tedavi edilebilir bir durumdur ve çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Hastalığın tedavi edilmesi, semptomların kontrol altına alınması ve hastalık nükslerinin önlenmesi amaçlanır.

Sedef hastalığının tedavisi, hastalığın şiddetine, semptomların ciddiyetine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir. Tedavi genellikle topikal (yerel) tedaviler, fototerapi (ışık tedavisi) ve sistemik ilaçlar kullanılarak gerçekleştirilir.

Topikal tedaviler, sedef hastalığının hafif ve orta şiddetli vakalarında kullanılan ilk tedavi seçeneğidir. Bu tedaviler genellikle merhemler, kremler, losyonlar ve şampuanlar şeklinde uygulanır. Merhemler ve kremler, derideki iltihaplanmayı azaltarak pul oluşumunu kontrol altına alır. Losyonlar ise cildi nemlendirerek kaşıntıyı hafifletir. Şampuanlar ise saç derisindeki döküntülerin kontrol altına alınmasına yardımcı olur.

Fototerapi, sedef hastalığının tedavisinde kullanılan bir diğer yöntemdir. Bu tedavi yönteminde, hastaya özel olarak dozlanmış ultraviyole (UV) ışığı uygulanır. UV ışığı, cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak sedef plaklarının azalmasına yardımcı olur. Fototerapi genellikle haftada birkaç kez uygulanır ve doktor kontrolünde gerçekleştirilir.

Sistemik ilaçlar, sedef hastalığının daha şiddetli vakalarında veya diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalarda kullanılan tedavi seçeneğidir. Bu ilaçlar, vücutta iltihaplanmayı baskılayarak semptomları kontrol altına alır. Sistemik ilaçlar genellikle doktor önerisi ve takibiyle kullanılmalıdır, çünkü yan etkileri olabilir ve düzenli takip gerektirebilir.

Özet

Sedef hastalığı tedavisi, hastalığın şiddetine ve semptomların ciddiyetine bağlı olarak değişebilir. Tedavi genellikle topikal tedaviler, fototerapi ve sistemik ilaçlar kullanılarak gerçekleştirilir. Hastalar, tedavi seçenekleri hakkında doktorlarıyla görüşerek en uygun tedavi planını belirlemelidirler. Düzenli tedavi ve doktor kontrolüyle, sedef hastalığının semptomları kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.

İlaçlar Sedef Hastalığı Tedavisinde Nasıl Kullanılır?

Sedef Hastalığı Tedavisinde İlaçların Kullanımı

Sedef hastalığı, deride kaşıntılı, kızarık ve pullu lezyonlara neden olan kronik bir cilt hastalığıdır. Bu hastalık, genellikle otoimmün bir reaksiyon sonucunda gelişir ve tedavi edilmezse önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Sedef hastalığı tedavisinde ilaçlar önemli bir rol oynamaktadır. Bu yazıda, sedef hastalığının tedavisinde sıklıkla kullanılan ilaçlar hakkında bilgilendirme yapılacaktır.

Topikal Tedavi

Bazı sedef hastalığı vakalarında, tedaviye topikal ilaçlarla başlanır. Bu ilaçlar, lezyonların bulunduğu cilt bölgelerine doğrudan uygulanır ve genellikle kremler, merhemler veya losyonlar şeklinde sunulur. Topikal kortikosteroidler, sedef hastalığının belirtilerini hafifletmek için sıkça kullanılan ilaçlardandır. Bunun yanı sıra, topikal retinoidler ve keratolitikler de lezyonların azalmasına yardımcı olabilir.

Sistemik Tedavi

Etkili olmayan veya yaygın sedef hastalığı olan hastalarda, sistemik ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar, vücudun genelinde etki gösterir ve tipik olarak tablet veya enjeksiyon formunda kullanılır. Metotreksat, siklosporin, asitretin gibi sistemik ilaçlar, sedef hastalığının şiddetini azaltmada etkili olabilir. Ancak, bu ilaçların uzun süreli kullanımı yan etkilere neden olabileceği için dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır.

  • Girişli liste öğesi 1
  • Girişli liste öğesi 2
  • Girişli liste öğesi 3
İlaç Adı Kullanım Şekli Yan Etkileri
Metotreksat Oral alım veya enjeksiyon Mide bulantısı, karaciğer hasarı, bağışıklık sistemini etkileme
Siklosporin Oral alım Böbrek hasarı, yüksek tansiyon, enfeksiyon riskinde artış
Asitretin Oral alım Cilt kuruluğu, göz kuruluğu, karaciğer enzimlerinde yükselme

Sedef Hastalığının Doğal Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Sedef hastalığı, ciltte kızarıklık, pullanma ve kabarma gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir deri hastalığıdır. Bu hastalığın tedavisinde klasik tıbbi yöntemlerin yanı sıra doğal tedavi yöntemleri de kullanılmaktadır. Doğal tedavi yöntemleri, hastalığın belirtilerini hafifletmeye ve remisyon dönemlerini uzatmaya yardımcı olabilir. Ancak, her hasta farklı olduğundan doğal tedavi yöntemlerinin etkisi bireysel farklılıklara bağlı olarak değişebilir.

Birçok kişi için sedef hastalığının doğal tedavi yöntemlerinden biri bitkisel tedavilerdir. Bitkisel tedaviler, doğal içeriklere sahip olan bitkilerin kullanılmasıyla gerçekleştirilir. Özellikle aloe vera jeli, sedef hastalığından kaynaklanan kaşıntı ve irritasyonun hafifletilmesine yardımcı olabilir. Aloe vera jeli, antiinflamatuar özellikleri sayesinde cildi yatıştırır ve iltihaplanmaları azaltır. Bunun yanı sıra, zeytinyağı, çay ağacı yağı ve lavanta yağı gibi doğal yağlar da sedef hastalığının belirtilerini hafifletmek için kullanılabilir.

Bir diğer doğal tedavi yöntemi ise diyet düzenlemesidir. Sedef hastalığına sahip olan bazı hastalarda, belirli besinlerin tetikleyici etkisi bulunabilir. Örneğin, glutensiz bir diyet doğal tedavi yöntemleri arasında yer alabilir. Bu diyet, buğday, arpa ve çavdar gibi gluten içeren gıdaların tüketimini kısıtlar. Bazı çalışmalar, glutenin sedef hastalığına neden olan inflamasyonu tetikleyebileceğini göstermektedir. Bu nedenle, gluten içeren gıdaların tüketiminden kaçınmak sedef hastalığı belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra, omega-3 yağ asitleri açısından zengin besinlerin tüketimi de sedef hastalığına iyi gelebilir.

  • Bitkisel tedavi yöntemleri: Aloe vera jeli, zeytinyağı, çay ağacı yağı ve lavanta yağı gibi bitkisel ürünler kullanılabilir.
  • Diyet düzenlemesi: Gluten içermeyen bir diyet ve omega-3 yağ asitleri tüketimi sedef hastalığı belirtilerini hafifletebilir.
Bitkisel Tedavi Yöntemleri Diyet Düzenlemesi
Aloe vera jeli Glutensiz diyet
Zeytinyağı Omega-3 yağ asitleri
Çay ağacı yağı
Lavanta yağı

Sedef Hastalığı Tedavisinde Kullanılan Kremler Nelerdir?

Sedef hastalığı, ciltte yaygın bir şekilde görülen kronik bir inflamatuar hastalıktır. Bu hastalık genellikle kızarıklık, pullanma ve kaşıntı gibi semptomlarla kendini gösterir. Sedef hastalığının tedavisinde birçok farklı yöntem kullanılabilir ve bunlardan biri de kremlerdir. Sedef hastalığı için kullanılan kremler, cildin yeniden yapılanmasını sağlamak, kaşıntıyı hafifletmek ve inflamasyonu azaltmak amacıyla kullanılır. Bu kremler genellikle kortikosteroidler, salisilik asit ve D vitamini analogları gibi aktif bileşenler içerir.

Birinci sınıf tedavi olarak kabul edilen topikal kortikosteroid kremler, sedef hastalığının semptomlarını hafifletmek için sıklıkla kullanılır. Bu kremler, cildin tahrişi azaltmak ve inflamasyonu kontrol altında tutmak için etkili bir şekilde çalışır. Ayrıca, vitamin D analogları da sedef hastalığı kremlerinde sıkça kullanılan bir bileşendir. Bu gibi kremler, cilt hücrelerinin hızlı büyümesini engelleyerek sedef lezyonlarının gelişimini azaltır.

Salisilik asit içeren kremler de sedef hastalığının tedavisinde etkili olabilir. Bu kremler, cilt üzerinde birikmiş ölü deri hücrelerini ve pullanmayı azaltır. Ayrıca kaşıntıyı hafifletmek ve cildin daha yumuşak bir görünüm kazanmasını sağlamak için kullanılır. Sedef hastalığı tedavisinde kullanılan diğer kremler arasında immün modülatörler, keratolitikler ve kömür katranı da bulunmaktadır. Bu kremler, sedef hastalığının semptomlarını kontrol altına almak ve remisyon süresini uzatmak için kullanılır.

Kremler Etki
Topikal kortikosteroidler Cilt tahrişini azaltır, inflamasyonu kontrol altında tutar
Vitamin D analogları Sedef lezyonlarının gelişimini azaltır
Salisilik asit içeren kremler Ölü deri hücrelerini azaltır, cildi yumuşatır
İmmün modülatörler Sedef hastalığının semptomlarını kontrol altında tutar
Keratolitikler Derideki pullanmayı azaltır
Kömür katranı Sedef lezyonlarının gelişimini kontrol altında tutar

Sedef hastalığı tedavisinde kullanılan kremler, genellikle doktor reçetesiyle kullanılmalıdır. Herhangi bir alerjik reaksiyon veya yan etki durumunda tıbbi yardım alınmalıdır. Ayrıca, sedef hastalığı tedavisinde kullanılan kremlerin düzenli ve uzun süreli kullanımının önemli olduğunu unutmamak önemlidir.

Sedef Hastalığı İçin Fototerapi Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Sedef hastalığı, ciltte kaşıntılı, kızarıklık ve pullanma gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir deri rahatsızlığıdır. Bu hastalık genellikle stres, bağışıklık sistemi sorunları ve genetik faktörler gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Sedef hastalığı için birçok tedavi yöntemi bulunmakla birlikte, fototerapi tedavisi hastalar için etkili bir seçenek olabilir.

Fototerapi, cilde özel ultraviyole (UV) ışınlarının uygulandığı bir tedavi yöntemidir. Sedef hastalığı tedavisinde kullanılan fototerapi, cilt hücrelerinin büyümesini kontrol altına almayı hedefler. Bu tedavi yöntemi, ciltteki kızarıklık, kaşıntı ve pullanma gibi belirtileri azaltabilir ve remisyon süresini uzatabilir.

Fototerapi tedavisi genellikle bir dermatolog veya uzman doktor tarafından reçete edilir. Uygulanacak olan yönteme ve hastanın ihtiyaçlarına bağlı olarak, bu tedavi süresi ve sıklığı değişebilir. Fototerapi, genellikle ultraviyole B (UVB) veya psoralen artı ultraviyole A (PUVA) olarak adlandırılan iki temel yöntemle uygulanır.

  • UVB yöntemi: Bu yöntemde cilde UVB ışınları uygulanır. UVB ışınları, cildin üst tabakasındaki hücrelerdeki DNA’yı etkileyerek cilt hücrelerinin büyümesini yavaşlatır. Bu şekilde hastalığın belirtileri azalır ve iyileşme sağlanır.
  • PUVA yöntemi: Bu yöntemde ise cilde PUVA sorunuyla birlikte UVA ışınları verilir. Hastaya önceden psoralen adı verilen bir ilaç verilir ve bu ilacın cildin daha iyi ışın almasını sağladığından emin olunur. Daha sonra cilt UVA ışınlarına maruz bırakılır. PUVA yöntemi, UVB yöntemine kıyasla daha hızlı sonuçlar verebilir ancak bazı yan etkileri daha ciddi olabilir.
Fototerapi Yöntemi Uygulanma Süresi Yan Etkileri
UVB Günlük Cilt yanıkları, kızarıklık, cilt kanseri riski
PUVA Haftalık veya aylık Fotoalerji, cilt yaşlanması, cilt kanseri riski

Her iki fototerapi yöntemi de hastanın durumuna ve tercihlerine bağlı olarak kullanılabilir. Doktorunuz sizin için en uygun tedavi yöntemini belirleyecektir. Fototerapi tedavisi genellikle birkaç hafta veya aylık seanslar şeklinde sürer. Hastalar tedaviyi kendi evlerinde de uygulayabilirler, ancak bunun için doktorunuzun verdiği talimatlara tam olarak uymak önemlidir.

Sedef hastalığı için fototerapi tedavisi, hastaların yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir. Ancak her tedavi yönteminde olduğu gibi, fototerapi tedavisi de bazı riskler içerebilir. Bu nedenle, fototerapi tedavisi için doktorunuza başvurmadan önce bilgilendirici bir görüşme yapmanız önemlidir. Doktorunuzun önerilerini takip etmek ve düzenli kontroller yapmak, sedef hastalığı tedavisinde başarı sağlamanıza yardımcı olacaktır.

Sedef Hastalığı Tedavisinde Kullanılan Yeni Yöntemler Nelerdir?

Sedef hastalığı, deri üzerinde kaşıntılı ve kızarık plaklar oluşturan kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Geleneksel tedavi yöntemleri genellikle topikal kremler, oral ilaçlar ve fototerapiyi içerir. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar ve gelişmelerle birlikte yeni tedavi yöntemleri geliştirilmiştir.

1. Biyolojik Ajanlar:

Biyolojik ajanlar, bağışıklık sistemi tepkilerini hedefleyen ilaçlardır. Bu ilaçlar Sedef hastalığının oluşumunda rol oynayan iltihaplanma sürecini bloke eder. Genellikle enjeksiyon veya intravenöz olarak uygulanır. Biyolojik ajanlar, hastalarda plakların azalmasını ve semptomların kontrol altına alınmasını sağlar.

2. Hedefe Yönelik Terapi:

Hedefe yönelik terapi, sedef hastalığının oluşumunda etkili olan moleküler hedeflere yönelik olarak tasarlanan ilaçlar kullanır. Bu ilaçlar, derideki iltihaplanma sürecini kontrol etmek ve plakların oluşumunu engellemek için çalışır. Hedefe yönelik tedavi, semptomların azalmasına yardımcı olur ve hastalığın ilerlemesini durdurur.

3. JAK İnhibitörleri:

JAK inhibitörleri, sedef hastalığındaki iltihaplanma sürecini bloke etmek için kullanılan bir tür ilaç sınıfıdır. Bu ilaçlar, Janus kinaz adı verilen enzimi hedef alarak bağışıklık sistemi tepkilerini düzenler. JAK inhibitörleri, plakların azalmasına ve semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak, sedef hastalığının tedavisinde son yıllarda geliştirilen yeni yöntemler mevcuttur. Biyolojik ajanlar, hedefe yönelik terapi ve JAK inhibitörleri gibi ilaçlar, hastalığın semptomlarının azaltılmasında ve plakların kontrol altına alınmasında etkili olabilir. Bu yeni tedavi yöntemleri, sedef hastalığı olan hastalara umut ve rahatlama sunmaktadır. Yine de, her tedavi yönteminin etkinliği hasta bazında farklılık gösterebilir, bu nedenle seçilecek tedavi yöntemi uzman bir dermatolog tarafından belirlenmelidir.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir